
21
Kurumsal Kültür Vardır (ve biz istemesek dahi oluşur)
Kurumsal Kültür, ilk girdilerini milli kültürden alır. Kurum hangi
ülkede ise o ülkenin insanlarını işe aldığında ortak tabanı
milli kültür olan bir insan topluluğu ile çalışmaya başlar.
Zamanla bu kurumun değerleri ve çalışma şekli oluşur. Bu oluşumda
bireylerin herbiri, değişen ağırlıkta rol oynar. Bireylerin
rollerinin ağırlıkları, organizasyonel seviye ile bağlantılı olduğu
gibi, aynı zamanda şahsi yapılardaki "toplumu
etkileyebilme" özellikleri ile de bağlantılıdır. Bu son derece
karmaşık, dinamik, iki yönlü çalışan (hem etkileyen hem de
etkilenen) ve formüle edilmesi zor (veya imkansız) karşılıklı
etkileşim sayesinde kurum çalışanlarının tarzları bazı yönlerden
giderek birbirine benzemeye başlar. O kurumun bir ortak çalışma şekli
oluşur; bu çalışma şekli belirgin olarak toplumun ortak kültüründen
farklılaşma göstermeye başlar. Kurumla özdeşleşen bu oluşumu
"kurumsal kültür" olarak adlandırmak mümkündür.
Bir örnek ile açıklık getireyim: Kentsa, İzmit'in
hemen doğusunda bulunan ve ona yakın Sabancı bağlantılı şirketin
fabrikalarının birarada yeraldığı bir kampüstür. Bu fabrikaların
çalışanları o bölgenin insanlarıdır, dolayısıyla aynı
"havuz" dan gelmedir. Yöneticilerin ise bir kısmı o bölgeden,
bir kısmı ise Türkiyenin başka bölgelerinden gelmedir, sonuçta
yine ortak bir "havuz" söz konusudur. Bu kadar ortak özelliği
olan ve iç içe yaşayan bu şirketlerin çalışma şekilleri, ortak
yanları olmakla birlikte, birbirinden belirgin şekilde farklılıklar
göstermektedir. Doğal olarak oluşan kültürlerin birbirine göre
daha olumlu veya olumsuz tarafları bulunmaktadır. Kültürlerin olumlu
taraflarını birbirine aşılayarak daha zengin ortak bir kültür
yaratmak amacıyla bu şirketler arasında yönetici transferleri yapıyoruz
ve iletişim ağları kuruyoruz. Bu çabamızdan olumlu neticeler
almakla birlikte şirket kültürleri arsındaki farklılık belirgin
olarak kendini göstermektedir.
Kurumsal Kültürün bir de uluslararası boyutu var.
Çokuluslu şirketlerde görülen bu oluşumu ülkelerin milli kültürleri
ve kurumun merkezinin çalışma şeklinin yanı sıra, bölgelerdeki
kurumların herbirinde oluşan bölgesel kurumsal kültürler
beslemektedir. Çokuluslu şirketlerin kültürleri bazı yönlerden
milli kültürlerin ve bölgesel kurumsal kültürlerin önüne geçmektedir.
Gittikçe globalleşen (küçülen) dünyamızda kurumsal kültür
giderek daha fazla ağırlık kazanacağa benziyor. Belki de yarın birgün
bir "Toyota Kültürü"nü bir "Japon Kültürü"nden,
bir "Daimler-Chrysler Kültürü" nü bir "Alman Kültürü"
veya "Amerikan Kültürü"nden daha fazla kullanacağız.
Peki kurumsal kültür diye bir şey varsa ve bizler
istemesek dahi oluşuyorsa bunu kurumlarımızı daha ileriye götürmek
için ne şekilde kullanabiliriz? Burada üç aşamalı bir döngü öneriyorum:
Tanıma, Hedef Belirleme, Planlama ve Yönlendirme.
Tanıma: Kendi Kurumumuzun Kültürü nedir? Neye
benzer? Ne yönlerden kuvvetlidir, ne yönlerden zayıftır? Bu aşamada
yanlış yapma riski, olan ile gönlümüzce olması gerekeni birbirine
karıştırmaktır. Bu değerlendirmenin tarafsız olarak yapılması
gerekmektedir. Mümkün olduğunca detaylı bir fotoğraf çekimidir. Dışardan
profesyonel bir göz tarafından yapılması "tarafsızlık"
ilkesinin sağlanmasında yardımcı olacaktır.
Hedef Belirleme: Bu kurumun çalışma şeklinin, kültürünün
ne şekilde olmasını istiyoruz? Bu aşamada Kurumsal Değerler
(Misyon,Vizyon, Strateji ve Politikalar) ve kurumun Stratejik Hedefleri
girdi teşkil ederler. Hedef Belirlemede de profesyonel bir dış kuruluştan
yardım alınabilir, ancak ağırlık kurumun kendisinde olmalıdır.
Sizin ne istediğinizi sizden daha iyi kimse bilemez.
Planlama ve Yönlendirme: Mevcut Kültür ile Hedef Kültür
arasındaki farklar nelerdir? Bu farkları nasıl aşarız? Bu aşamada
kullanılacak yöntem teknik bir konudur. Uzmanlarca yapılması
gereklidir. Genellikle kullanılan araçlar davranışsal eğitim
programları, ekip çalışmaları, ve katılımı özendirici yönetim
teknikleridir.
Özetle Kurumsal Kültür, kurumumuzun başarısını
veya başarısızlığını etkileyen, bizim irademiz dışında da oluşan,
doğru şekilde ele alındığında kurumumuzun etkili bir aracı
olabilen bir oluşumdur.
Turgut Uzer
29/03/1999
(Milliyet İK ekinde yayınlandı)