
17
"Zero base" anlatım, esasen son derece
basit bir prensip. Terimin kendisinin belki bir Türkçe karşılığı
vardır ancak ben bilmiyorum. Belki de hakikaten Türkçe karşılığı
(daha) yok. Her ihtimale karşılık ben terimin türkçe karşılığı
olarak da "Temelden anlatım"ı önereyim
"Zero base" anlatım nedir??
Çok seneler önce gördüğüm bir "Western"
filminde askeri garnizona gelen yeni "tertip"lere çavuş ata
binmesini öğretecek. "Tertip"ler tek sıra dizilmişler, eğerlenmiş
bir at eğitim malzemesi olarak bir er tarafından önlerinde hazır
tutuluyor. Çavuş eğitime başlıyor: "Bu gördüğünüz bir
at'tır." İşte "Zero base" anlatım budur.
İşin hülasası odur ki, "zero base anlatım",
bir şeyi anlatırken karşınızdakinin hiçbir şey bilmediğini
varsayarak anlatmaya başlamaktır. Konu ilerledikçe aynı prensibi
devam ettirmek zorlaşır, ancak bu prensiple başlamak, karşınızdakine
konuyla "bağlantı kurma" imkanını ilk cümlede verecektir.
Vitrin tasarımı ihtisasında dikkate alınan bir
kriter olduğunu öğrenmiştim, kaynak hatırlamıyorum, vitrinin önünden
geçen insanın dikkatini çekmek için yedi saniye süre dikkate alınmalıymış.
Zannediyorum ortalama büyüklükteki bir vitrinin önünden alış veriş
veya "window shopping" e çıkmış insanın ortalama hızıyla
geçiş süresi olsa gerek yedi saniye. Yapacağınız vitrin tasarımı,
vitrin'in önünden geçen insanı yedi saniye içinde durduracak.
Kriter ilginç, değil mi??
Anlatımda durumun pek de farklı olduğunu düşünmüyorum.
Birisine bir şey anlatacaksanız, hele ki bir gruba bir şey anlatmaya
niyetlendiyseniz, "insanlar karşımda durduklarına (veya
oturduklarına) göre beni her halükârda dinleyecekler" diye düşünmenin
doğru olmadığı kanaatindeyim.
"Madem dinlemeyeceklerdi, niye oradalar??"
diyebilirsiniz. İnsanoğlu gariptir, neyi niye yaptığı veya yapmadığı
bazen ilk göründüğünden çok daha karışık bir düşünceye dayanır.
İnsanoğlu'nun esas olarak tembel bir yaratık olduğuna inananlardanım.
Yapılmış birçok (belki de hepsi) icat, yenilik, geliştirme vs esas
olarak insanın yaptığı işi azaltmaya yöneliktir, ana dürtüsü
tembellik olmayan bir yaratığın iş azaltma konusunda bu kadar yaratıcı
olabilmesini ben pek mümkün görmüyorum. Tembellik ana dürtüsünün
konuya yansıması ise şöyle: İnsan bir konuyla ilgilenebilir, o
konuyla ilgili bir şeyi dinlemek için harekete de geçip bir yere
kadar kendini getirebilir, ancak kendi isteği ve ayağı ile dinlemeye
geldiği konudan kopmak için de her fırsatı kullanır.
İnsanlar ilk cümlesiyle "bağlantı kuramadıkları"
bir anlatımdan ilk anda kopuyorlar, ve bir daha da bir ilişki kurma
konusunda hem "isteksiz" hem de "kabiliyetsiz"
oluyorlar.
O halde ilk cümle'de hiçbir "anlaşılamama
riski" almamalısınız. Öyle bir cümle edeceksiniz ki bununla
herkes "bağlantı kurabilecek". Yani basit bir cümle,
herkesin anlayıp "hah, işte konu bu ve ben de bu konuyla
ilgiliyim ve bu ilk söyleneni anladım" diye düşüneceği bir cümle.
Yani "Bu gördüğünüz bir at'tır" gibi bir cümle.