TURGUTLAMA

Önceki Geri Sonraki

17

İsim Annesi: Renan Uzer
Ön Kapak Foto: Turgut Uzer
Arka Kapak Foto: Zeki Berk
Asistan: Filiz Taşdemir
Kapak Tasarım: Osman Uraslı

17

"Zero base" anlatım, esasen son derece basit bir prensip. Terimin kendisinin belki bir Türkçe karşılığı vardır ancak ben bilmiyorum. Belki de hakikaten Türkçe karşılığı (daha) yok. Her ihtimale karşılık ben terimin türkçe karşılığı olarak da "Temelden anlatım"ı önereyim

"Zero base" anlatım nedir??

Çok seneler önce gördüğüm bir "Western" filminde askeri garnizona gelen yeni "tertip"lere çavuş ata binmesini öğretecek. "Tertip"ler tek sıra dizilmişler, eğerlenmiş bir at eğitim malzemesi olarak bir er tarafından önlerinde hazır tutuluyor. Çavuş eğitime başlıyor: "Bu gördüğünüz bir at'tır." İşte "Zero base" anlatım budur.

İşin hülasası odur ki, "zero base anlatım", bir şeyi anlatırken karşınızdakinin hiçbir şey bilmediğini varsayarak anlatmaya başlamaktır. Konu ilerledikçe aynı prensibi devam ettirmek zorlaşır, ancak bu prensiple başlamak, karşınızdakine konuyla "bağlantı kurma" imkanını ilk cümlede verecektir.

Vitrin tasarımı ihtisasında dikkate alınan bir kriter olduğunu öğrenmiştim, kaynak hatırlamıyorum, vitrinin önünden geçen insanın dikkatini çekmek için yedi saniye süre dikkate alınmalıymış. Zannediyorum ortalama büyüklükteki bir vitrinin önünden alış veriş veya "window shopping" e çıkmış insanın ortalama hızıyla geçiş süresi olsa gerek yedi saniye. Yapacağınız vitrin tasarımı, vitrin'in önünden geçen insanı yedi saniye içinde durduracak. Kriter ilginç, değil mi??

Anlatımda durumun pek de farklı olduğunu düşünmüyorum. Birisine bir şey anlatacaksanız, hele ki bir gruba bir şey anlatmaya niyetlendiyseniz, "insanlar karşımda durduklarına (veya oturduklarına) göre beni her halükârda dinleyecekler" diye düşünmenin doğru olmadığı kanaatindeyim.

"Madem dinlemeyeceklerdi, niye oradalar??" diyebilirsiniz. İnsanoğlu gariptir, neyi niye yaptığı veya yapmadığı bazen ilk göründüğünden çok daha karışık bir düşünceye dayanır. İnsanoğlu'nun esas olarak tembel bir yaratık olduğuna inananlardanım. Yapılmış birçok (belki de hepsi) icat, yenilik, geliştirme vs esas olarak insanın yaptığı işi azaltmaya yöneliktir, ana dürtüsü tembellik olmayan bir yaratığın iş azaltma konusunda bu kadar yaratıcı olabilmesini ben pek mümkün görmüyorum. Tembellik ana dürtüsünün konuya yansıması ise şöyle: İnsan bir konuyla ilgilenebilir, o konuyla ilgili bir şeyi dinlemek için harekete de geçip bir yere kadar kendini getirebilir, ancak kendi isteği ve ayağı ile dinlemeye geldiği konudan kopmak için de her fırsatı kullanır.

İnsanlar ilk cümlesiyle "bağlantı kuramadıkları" bir anlatımdan ilk anda kopuyorlar, ve bir daha da bir ilişki kurma konusunda hem "isteksiz" hem de "kabiliyetsiz" oluyorlar.

O halde ilk cümle'de hiçbir "anlaşılamama riski" almamalısınız. Öyle bir cümle edeceksiniz ki bununla herkes "bağlantı kurabilecek". Yani basit bir cümle, herkesin anlayıp "hah, işte konu bu ve ben de bu konuyla ilgiliyim ve bu ilk söyleneni anladım" diye düşüneceği bir cümle. Yani "Bu gördüğünüz bir at'tır" gibi bir cümle.

 

TURGUTLAMA

Önceki Geri Sonraki