...daha
TURGUTLAMA

 
 

              

Önceki Geri Sonraki

-21-

Protokolü İtekleyen Protokol

Sakıp bey'e veda törenlerinde İzmit Kentsa'da yapılanlarda "evsahibi" rolüm vardı.

Dolayısıyla protokoldeydim.

Protokolü sevmiyorum. "Sevmiyorum" deyip de sevenlerden de değilim. "Sevmiyorum", ve sevmiyorum. Ama görev üstlenmem gerektiği vakit üstleniyorum, başka çare yok.

"Protokol" denen şeyle toplumun gönül ilişkisi dağılımını değerlendirecek olursam, yaklaşık şöyle bir tablo çıkıyor:

bullet

Birinci grup: Protokolü sevenler : %80

bullet

İkinci grup. Protokolde olup olmaması fark etmeyenler : %15

bullet

Üçüncü grup. Protokolü sevmeyenler: %5

Bu dağılımın "çan"ının yamukluğu nedeniyledir ki bizim memleketimizde protokol kavgası çok çıkar, bu kavgalar bazen medyaya da yansır.

Protokoller, özellikle "ayakta durmalı" olduğu durumlarda "önden doldurmalı" çalışır. Kendini protokol belleyen kimse, protokole "frontal" yaklaşır, protokol bellediklerinin elini sıkar, ve protokolün bittiğini yorumladığı, merkeze en yakın noktadan, en ön sıraya, bir omuz atarak duhul olur. Eğer omuzladıkları birinci gruptaysa suratlarda ızdırap dolu bir gülümseme gayreti ile bir miktar itişme kakışma olur, nadiren de tartışma, kavga çıkar. Omuzlanan birinci gruptan değil de diğer gruplardan ise sorun çıkmaz. Eklediğim foto dünkü(13/04) radikal gazetesinde çıktı. Kentsa'daki törende bencileyini, "protokol tarafından iteklenmiş protokol" rolünde, kolordu komutanının omuzunun hemen arkasında görüyosunuz.

Sabancı Center'deki töreni televizyondan izledim. Törenin başında mikrofonun hemen arkasında duran, ki daha sonra aynı yerde Sefa Sirmen belirdi ve bütün tören boyunca o noktayı "korudu", güneş gözlüklü bir bey vardı. Aynı bey, daha sonra, cenazenin önünde, Sakıp bey'in resmini taşıdı. O bey, Sakıp bey'in bildim bileli özel kalem müdürlüğünü yapan Ali Haydar bey'dir. Ali Haydar bey, kelimenin tam anlamıyla Sakıp bey'in bir parçası gibiydi. Sakıp bey'in yakın aile fertlerinden bile daha çok, Ali Haydar bey ile teması olmuş olduğunu zannediyorum. Törende Sakıp bey'in resmini taşıma rolü Ali Haydar bey'e yakışmıştı, hatta bana kalırsa törende rolü kendisine en çok yakışan kimse, Ali Haydar bey idi. Neyse ki kimse en azından bu rolü adamın elinden almaya kalkmadı. Ali Haydar bey'in yaşamının bundan sonrasında çok büyük bir boşluk hissedeceğini düşünüyorum, tanrı yardımcısı olsun.

Televizyon kanallarında ikide bir tekrarlanan bir bilgiyi de, en azından bu gruba, düzelteyim: Sabancı Holding en üst düzey yönetiminin ilk defa aile dışından bir profesyonel tarafından yürütülüyor olduğu bilgisi, en azından, yanlıştır. Turgut Özal ve Oğuz Karahan "Genel Koordinatör" ünvanıyla, Hasan Güleşçi önceleri "Genel Koordinatör", daha sonraları "CEO" ünvanıyla, Hazım Kantarcı "CEO" ünvanıyla Sabancı Holding'in en üst düzey yöneticilik görevini daha önceleri yürüttüler, ve hiç biri Sabancı ailesi mensubu değildi, yani hepsi de safi profesyonel idi.

 

Önceki Geri Sonraki