...daha
TURGUTLAMA

 
 

              

Önceki Geri Sonraki

-14-

Aklımı Seveyim

Çarşamba günü Belçika'da geç saatlere kadar sürecek bir toplantım, peşine de perşembe günü öğlendensonra İstanbul'da başka bir toplantım olunca, benim "standart" Brüksel-istanbul yolculuğum olan, Brüksel'den 12:30-13:00 gibi kalkıp İstanbul'a 17-17:30 gibi gelen THY direk uçuşu yerine, Brüksel'den zabahın köründe, yani 07:05 de kalkıp Frankfurt'a, oradan da 09:10 da kalkıp Istanbul'a 12:50'de gelen LH uçuşunu tercih edeyim dedim.

Plana uygun olarak perşembe sabahı saat 05:00 de yola düşerek Brüksel'den kalkacak uçak için kendimi hava alanına attım. Attım ama havanın soğukluğu nedeniyle uçağın flapleri donmuş olduğundan ancak 1 saat gecikmeyle kalkabildik. Frankfurt'a bir saat gecikmeyle varınca LH Frankfurt-Istanbul bağlantısını kaçırdım. Üstelik kaçırdığımı anlamak için A39 kapısından B50 kapısına kadar, ayağımda sıkan pabuçlar, elimde paltom, çantam, ceketim, cılk gibi terlemiş vaziyette koşturmam gerekti. Frankfurt havalimanında bahsettiğim mesafe 1 km'den fazla. LH kaçırdığım uçak yerine elime 13:30 da kalkıp Istanbul'a 17-17:30 gibi varacak bir sonraki İstanbul uçağı için bir bilet verdi. Halbuki ben öğlendensonra Istanbuldaki toplantıya yetişmem gerekli.

Frankfurt havaalanındaki THY ofisine gittim, sabah 11:30 gibi kalkacak bir İstanbul uçağı varmış, LH bileti ile THY biletini değiştireyim dedim, THY kabul etmedi, döndüm LH ofisine gittim, onlar da kabul bileti geri almadı, dolayısıyla takas olabilemedi, bu sefer LH biletini yaktım, bir servet karşılığında tek yönlü bir THY bileti satın aldım, koştura koştura, bu sefer terminalin taa öbür ucundaki uçuş kapısına gittim. Bütün bu hareketler sırasında birkaç defa Schengen ülkeleri pasaport kontrolundan geçtim, ilk iki geçişimde pasaportuma damga vurdular, daha sonraki geçişlerimde beni artık tanıdıklarından damga vurmadılar.

Frankfurt'tan kalkacak THY uçağı "kargo yüklemesi" nedeniyle bir türlü kalkamadı, kalkışımız saat 13'ü geçerek ancak olabildi.

(Uçakta kırmızı şarap ile levrek yemeğe niyetlendim, kırmızı şarap yüklemeyi unutmuşlar(!!), ne yapalım, Chardonnay beyaz şarap ile balık yerim, en azından şarap rengi ile yemek uyar dedim, Chardonnay'i yarılamıştım ki, "balık kalmamış" dediler, kuzu pirzola yedim, yemek ile şarap rengi yine tutmadı, Dün "benim günüm" değildi.)

Istanbul'a indik , saat 17:15'de terminal binasına girdim. Başıma gelecek felaketi tahmin ettiğimden aceleyle terminal binasından çıkmaya gayret ettim. Olmadı, birkaç dakika sonra Brüksel'den öğlen kalkmış olan THY uçağının İstanbul'a indiğini anons ettiler, sinir oldum. İkinci felaket de gecikmedi. Daha ben terminal binasını terk edememişken Frankfurt'tan kalkmış olan LH uçağı da Atatürk Havalimanına vardı. Aklımı seveyim.

Üstelik akıllanma ihtimalim de yok. Haftaya ABD'deyim. İnce ince uçuş ve kara nakil programlarını ucu ucuna yaptım, gelişen durumlara göre planlarda değişiklikler yaparak geziyi gerçekleştirmeyi düşünüyorum.

 

Önceki Geri Sonraki