|

|
|
Hikayeler -24 |
|

|
|
İsim Annesi: Renan Uzer
|
|
Önkapak: Turgut Uzer
|
|
Fotoğraflar: Cem Turgay
|
| |
|

|
| |
|

İspanya. Madrid'de bir gün geçirdikten
sonra 250 kilometre kuzeydeki Burgos'a gideceğim, orada iki gün işim
var. Madrid'de yürüyüş yapıyorum, insanlarda farklı birşeyler
yakalamaya çalışıyorum, ancak başarılı olamıyorum. Tipik bir büyükşehir,
hatta tipik bir başşehir. Büyük ve başşehirlerin insanları,
ulusal kimliklerini daha belirgin şekilde kaybediyorlar. Zannediyorum
bu saptama birçok büyük ve başşehir için doğru. Öğleden sonra
İspanyol kültürü hakkında okuyorum ve ölümün, bu kültürün çok
doğal bir parçası olduğunu , boğa güreşlerindeki kanlı
sahnelerin yediden yetmişe herkes tarafından izlenmesinin nedenini de
kültürün bu özelliğinde aranması gerektiğini öğreniyorum. Akşam
Madrid'in merkezindeki bir yerde Flamenko gösterisine gidiyoruz.
Turistik bir gösteri olmasına rağmen son derece ilginç buluyorum. İnsanların
kıyafetleri, müziğin bazen hareketliliği, bazen ise hüzünü,
insanların dansları ve surat ifadeleri beni çok etkiliyor.
Ertesi sabah erkenden yola çıkıyoruz ve Burgos'a geliyoruz. Burada geçirdiğimiz
iki gün boyunca İspanyol insanını biraz daha tanıma fırsatım
oluyor.
İspanyol adetlerinden beni en fazla zorlayanı yemek yeme saatleri
oldu. Akşam 10'dan sonra lokantalara tek tük gidenler oluyor,
lokantalar esas yükünü saat 11'den sonra alıyor. "Yahu yemek bu
kadar geç yenir mi" diyorum. "Esas sizler çok erken
yiyorsunuz" diyorlar.
Şimdiye kadar gördüğüm en ilginç lokanta dekorasyonlarından
birini Burgos'un merkezindeki "Don Jamon" da görüyorum. Bu
restoranın spesyalitesi tütsülenmiş(füme) domuz butu. Bu malzeme,
aynı zamanda tavan dekorasyonu için de kullanılmış. Tüm lokantanın
tavanından kancaya takılmış, tütsülenmiş domuz butları sarkıyor,
siz de "butların gölgesinde" yemeğinizi yiyorsunuz.
TU 24/07/97 |

|