
Bu "bonfile" konusu benim yakamı bırakmıyor.
Dün Eyüp'e "bonfile şeklinde kesilmiş kontrfile" nin
neden doğru bir terim olmadığını nasıl anlatırım diye düşünerekten
öğlen yemeğe gittim.
Garson hoşgeldiniz falan faslından sonra "ne alırdınız?"
dedi. Her zamanki sevimli bakışımla :"neyiniz var?" dedim.
Bir sürü birşeyler saydı, saydıklarının arasında "piliç
bonfile" de var. Aynı sevimliliğimle "Piliç'in bonfilesini
neresinde buldunuz?" dedim. Garson ne cevap vereceğini bilemedi,
Renan masanın altından bacağıma bir tekme vurdu, israrlara dayanamayıp
soruyu değiştirdim: "Yani, piliç bonfile nasıl bir şey?"
dedim. "Göğüs etinden ızgara yapıyoruz" dedi garson.
"O zaman şu merete neden Piliç göğüs ızgara
demiyorsunuz" diyecektim, ve bir tekme daha yiyecektim, onun için
demedim. Onun yerine konuyu tam olarak kavrayabilmek için "ben but
tarafından bonfile istesem yapar mısınız?" dedim, "tabii
yaparız, kemiklerini çıkartır yaparız" dedi.
Supermarketlerde kemikleri çıkartılmış piliç butu, "piliç
bonfile" diye etiketleniyor da Yalıkavakta senenin üç ayı
garsonluk yapan yağız Ege delikanlısı kemiksiz piliç butuna "özel
piliç bofile" (normali göğüs etinden ya) deyince neden olmasın?
Üstelik bu isim de kendisi tarafından uydurma değil, mutfakta
herhalde bir "usta" var ki böyle isimlendirmiş garibim
pilici.
"Bonfile", giderek "kemiksiz et" anlamında
kullanılır oldu, benim buna sinir olmam ve düzeltmeye çalışmak için
çabalamam ise pek muhtemeldir ki sonuç vermeyecek, pek yakında
"Levrek bonfile" yi de görürüz herhalde.
Efendim bonfile bir kas'tır. Dana'nın sırt bölgesinde bulunur,
1.5-2.5 kg normal ağırlığıdır
, bir hayvanda bu kas'tan iki tane
bulunur, biri hayvanın sağ tarafında sırtında, diğeri sol tarafında
sırtındadır. Bonfile tam anlamıyla "löp et" olan lifli
bir kastır. Bonfilenin hemen komşusu kontrfile'dir, iki kas paralel
olarak yan yana uzanırlar, kontrfile bonfileden az daha iricene bir
kastır ve biraz daha liflidir. Kontrfile'nin yağları toplaşık
olarak bulunur. Kesilmiş ve temizlenmemiş kontrfilede kırmızı et
yanında yağ toplu olarak bulunur (kuzu pirzoladaki görüntüye
benzer). Bonfile ve kontrfile ikilisi, hayvanın boynuna doğru
istikamette, ancak yine de sırtta bulunan antrikot kasına bağlanırlar.
Anrikot da lifli bir kastır ve yağ dokuları kasların arasına yayılmış
olduğundan kesilmiş antrikotta beyaz lekeler (noktalar) (yağlar) gözükür.
Bonfile hayvanın en "meşhur" kasıdır, antrikot ise, bilene,
en makbul kasıdır. Kontrfile diğer ikisi kadar makbul olmamakla
beraber hayvanın geri kalanı içinde yine de ızgara et veya salçalı
et yapımı için en uygun yeridir. Her üç kastan da bir hayvanda topu
topu birer çift bulunur.
Konudaki bilgi eksikliğinden faydalanan kasaplar, hayvanın neresini
bulurlarsa canını çıkartacak şekilde dövmek suretiyle yassılaştırıp
müşterilerine, müşterinin canı ne çekiyorsa, uygun şekilde
isimlendirerek yuttururlar. O dövülmekten canı çıkmış (diyelim)
trenç, siz eğer bonfile istediyseniz, size bonfile ismi ve fiyatı ile
sunulur. Hele ki "bifteklik et" dediyseniz
"bifteklik" etin hangi et olduğu tamamen bir yorum meselesi
olduğundan kasap iyice size canının çektiği yerden et verir. (Tabii
bütün bu mahsurlardan etten anlamasanız bile kurtulmak mümkündür,
sürekli bir kasabınız olur, o da size sürekli kazık atamaz).
Kuzu'nun da bonfilesi vardır, ancak birkaç sene öncesine kadar
tezgaha hiç çıkmazdı. Kuzunun tüm bir kaburgasını eline alan
kasap, bu etten pirzola çıkartırken bonfilesini önceden ayırmaz,
sonuçta pirzola kalemlerinin alt bölümünde bonfile, pirzola ile
birlikte doğranmış vaziyette, pirzolanın bir parçası olarak satılır.
Benim gibi cinler ise kasaptan kuzu bonfileleri özel olarak isterler,
kasap bütün kaburgadan önce bonfileyi ayırır, gerisini pirzola şeklinde
keser.
Efendim bu durum supermarketlerin et reyonlarının büyümesi ile,
birkaç yıldır değişti. Benim gördüğüm kadarıyla önce
Carrefoursa, tezgaha kuzu bonfileyi çıkarttı, sonra Gima aynı
uygulamayı yaptı. Gima çok düşük fiyattan satıyordu, ben de ne
zaman bulsam bütün tezgahı süpürüyordum, sonra Carrefoursa'dan görüp
fiyatı kuzu pirzola fiyatına yükseltttiler. Halen bu fiyatla bile,
etin lezzeti ve kemiksiz oluşu nedeniyle süper bir "buy". Bu
avantaj kuzu bonfile herkes tarafından tanınıncaya kadar devam
edecek. Kuzu bonfile, 1.5-2 cm çapında,15-20 cm.lik uzunlukta birkaç
bonfile yanyana paketlenip satılıyor.
Kuzu bonfileyi, olduğu gibi bütün olarak mangalda veya teflonda ızgara
yapmanızı öneririm.
Eh, bir de dana bonfile için tarif vereyim: Kasaptan bütün
bonfileyi alın, zarını soyun (isterseniz kasap soysun), eti
dondurmadan bir ucundan yumruk kadar veya biraz daha büyük bir parçayı
çok keskin bıçakla kesin. Ete çok nazik davranın, kendisini hiç üzmeyin,
dövmek falan gibi şeyleri aklınızdan dahi geçirmeyin. Üzerine
birkaç damla yağ damlatılmış kızgın teflona eti nazikcene oturtun
(sakın eti üzmeyin), çevire çevire dışını kızartın, çevirirken
ete çatal batırmayın, eti ezmeyin. Etin dışı kızardığında
teflondan yine nazikcene alın, istediğiniz bir sebze yatağına veya
isterseniz ısıtılmış tabağa
oturtun, yanına bir kaşık beyaz
pilav ve / veya biraz patates kızartması (kızartma, tava değil)
koyun, servis yapın. Etin içi pişmedi diye endişelenmeyin, "ben
çiğ et yemem" psikolojisine de girmeyin, bir tadına bakın. İçinin
pembe, kanlı, ve hatta "soğuk" olması gerekiyor.
Afiyet olsun
Sevgiler
Turgut Uzer '76
Dana bonfileden kesilen parçalar aşağıdaki şemada gösterildiği
şekilde isimlendirilir: Bu isimlendirme ABD için geçerli olsa da;
fileminyon, dana madalyon, şatobriyan gibi Türkiye' de de kabul görmüş
kesimlerin yerlerini göstermektedir. Zeki Berk (webağası).