T-bone Steak

Önceki / Previous Geri Dön / Back Sonraki / Next

Önce kısa versiyon:

Türkiye'de T-bone steak yemek cüzdana ve çene kaslarına ziyandır.

Şimdi teferruatı:

T-bone steak, Amerika'da yaygın olan bir steak kesim şeklidir. Dananın sırt bölgesindeki omurgasının her bir omur kemiğinin ortadan ikiye bölünmesi ile yapılır. Her bir yarım omur kemiğinin bir yanında kontrfile, bir yanında bonfile olan steak'a T-bone denir. Yani T-bone steak, ortada "T" şeklindeki yarım omur kemiği ile bu kemiğin iki yanına yapışık birer parça kontrfile ve bonfiledir. Kontrfile parçası, bonfile parçasından daha büyüktür.  
T-bone steak, ortasındaki kemiğin  kalınlığına eşit genişlikte kesilmek durumundadır, bu genişlik de 2-2.5 cm kadardır. O kalınlıktaki (Türkiye'deki) kontrfileyi pişirdiğinizde sert olur, çiğnemekten bir hal olursunuz. Kemikli olduğundan dövmek de pratik değildir. Türkiyede alınacak kontrfile'nin yumuşak olabilmesi için ya marine edilmesi gerekir (ki beceri işidir), ya da çok bekletilmesi gerekir (soğutucuda uzun süre bir yer kaplaması gerekecektir). İki halikarda da elde edeceğiniz "steak", Amerika'nın o meşhur "T-bone steak"ı değildir. İşin parasal boyutuna gelince, kemikli et'dir ve et ile kemik arasındaki sinirler vs. kesim şekli itibariyle temizlenmiş değildir, fiyatlandırılması ise benim Carrefoursa'da gördüğüm kadarıyla "kemikli dana eti" gibi yapılmıyor, daha çok Amerika'nın meşhur T-bone steak fiyatı.

Şimdiii, sizler cin gibi olduğunuzdan diyeceksiniz ki "peki Amerika'daki neden o kadar makbul'dür?".

Efendim şöyle: Amerikada kesimlik danalar boğularak öldürülür, bu sayede hayvanın kanının kaslar içinde kalması hedeflenir, ve et fazla kan kaybetmeden şoklanır. Bonfile gibi zaten lif yapısı yumuşak olan kaslar veya antrikot gibi lifleri arasına yağ dağılmış kaslar da bu yöntemden faydalanmakla birlikte esas büyük fayda kontrfile ve trenç gibi bölgeleredir. Dana'nın bu bölgelerinden bile çok kalın kesilmiş steak'ler içindeki kan nedeniyle hiç dövülmeden bile yumuşacık pişebilir.

İslam dininde yenecek hayvanın kanı akmış olması gerektiğinden boğma yöntemi Türkiye'de uygulanmaz. Bundan dolayı Türkiye'de kalın kesildiği halde yumuşak olarak taze ve marine edilmeden pişebilecek dana etleri antrikot ve bonfile ile sınırlıdır.

Bunun için Türkiye'de T-bone steak yemek cüzdana ve çene kaslarına ziyandır.

Sevgiler
Turgut Uzer '76

Ek Bilgi: T-Bone çeşitleri

Bonfile, ortası geniş uçları daha dar bir kas olduğundan değişik omurlardan kesilen T-bone steak' lerde bonfile parçasının genişliği de değişir. Bonfile parçasının büyük olduğu dilimlere Porterhouse steak denir.
 Zeki Berk (web ağası)

Ek Bilgi: ABD 'de etler neden daha yumuşak ?

Amerika Tarım bakanlığı (USDA) ülkede üretilen ve satılan  dana etini çok sıkı bir denetim ve sınıflandırmaya tabi tutar. Denetim mecburidir ancak sınıflandırma üreticinin isteğine bağlıdır ve ücretlidir.  USDA eti sınıflandırırken hayvanın yaşı, beslenme şartları, etin görüntüsü,  yağ oranı gibi bir çok girdiden yararlanır. 

Dana eti için USDA sınıflandırması :
Prime : En iyi kalite et. Çok yumuşak ve lezzetlidir. Sınıflandırılmış etlerin sadece %2'si bu kalitededir. Uygun nem - ısıda 6 haftaya kadar yaşlandırılabilinir. Prime kalite etin yağ oranı diğerlerine göre yüksektir.
Choice: İkinci kalite et. Bu kalite, marketlerde en çok satılan et çeşididir. Prime kalite et daha lezzetli olmasına rağmen Choice kalite et daha ucuz ve yağ oranı daha düşük olduğundan tercih edilir.
Select: Üçüncü kalite et. Sınıflandırılmış etlerin 1/3 ü bu kalitedir. Diğer kaliteler kadar lezzetli ve sulu değildir. Bu kalite et fazla pişirilmeye gelmez. Çabuk kurur.
Daha düşük kalite sınıfları: (Standard, Commercial, Utility, Cutter, and Canner). Bu sınıflara giren et  steak veya parça et için kullanılmaz sadece kıyma veya diğer gıdalarda et ürünü olarak değerlendirilir.
 
Etin Yaşlandırılması :

Mükemmel bir et, tüketiciye ulaşmadan önce en az 10 gün en fazla 6 hafta süreyle yaşlandırılmalıdır. Yaşlandırma iki şekilde yapılabilir:

Kuru Yaşlandırma (dry aging): Makbul olan yaşlandırma şeklidir. Et 2°C ısıda ve %86 nem oranı olan çok temiz, iyi havalandırılan ve kokusuz bir odada asılı olarak gözlem altında tutulur. Daha sıcak olursa et buzulabilir 0ºC nin altında ise donar ve yaşlandırma durur. Bu işlem sırasında et bir miktar su kaybeder ve hafifler. Gözlem çok önemlidir. Ancak tecrübeli bir kasap etin yeterince yaşlandığına karar verebilir.
Islak Yaşlandırma (wet aging): Kuru  yaşlandırmadan farklı olarak et vakumlu ambalajında yaşlandırılır. Su kaybı olmaz. Yaşlandırma sürecinde vakumlu ambalaj delinir ve hava alırsa et bozulabilir. 
Not: 6 hafta yaşlandırılmış Prime kalite bir eti herhalde pişirmeden de yiyebilirsiniz. Olsa, olsa biraz ısıtmak gerekebilir. Sinan Terek (HBB)

Önceki / Previous Geri Dön / Back Sonraki / Next