
Taze Kuzu Ciğeri (ne kadar isterseniz o kadar) alınır. Ciğerlerin
zarları çıkarılarak, keskin bir bıçakla Yatay olarak önce ikiye,
daha sonrada dikey olarak ikiye bölünerek, sonuçta bir takımdan 4
parça elde edilir:) Ciğer parçaları iki saat süreyle elma sirkesine
yatırılır (böylece, ne kan nede pıhtı kalır, ve ciğer iyice
pembeleşir). Elma sirkesinden çıkarılan ciğerler süzülür ve, yıkanmadan
ince kıyılmış ispanyol soğanı (iki baş), sumak (bir takıma, bir
tutam), Kırmızı biber (iki çorba kaşığı), tuz (az olmalı- bir
takıma iki tutam), ve kara biber (iki çay kaşığı) karışımınla
hafifçe yoğrulur, yoğurma işlemi 4 dakikayı geçmemeli ve ciğeri
incitmeden, nazikçe yapılmalıdır. Soğanlı karışımla ovduktan
sonra tepsiye veya kaba dizilen ciğerlerin üstüne bu karışım dökülerek,
üstü streç filmle kaplanır, ve buzdolabında bir gece bekletilir.
Ertesi gün, ciğerler çıkarılır, soğan ve diğer zerzevat
temizlenir, üzerinde hafifçe zeytinyağı gezdirilir ve iki-üç
saatte oda ısısına gelmesi beklenir.
Bu arada Barbekü/Mangal yakılır. Diğer et ürünleride hazırlanır.
Mangalın üst bölümlerinde steak/burger/küfte türü şeyler pişirilir,
alt kısmındaki ısının düşük tutularak ciğerlerin bu bölümde
orta ısıda, ve uzun sürede pişmesine dikkat edilmelidir, ve sıksık
çevrilmemelidir.
Pişen Süleymaniye Ciğer Kebabı, birbirlerinin üstüne gelmeyecek
şekilde genişce kaba/tepsiye alınarak, sadece rakı içenlere, bol yeşillikle
servis yapılır. Rakı içmeyenlerin diğer et mamüllerini yemesi ve
fakat Süleymaniye Kebaba dokunmaması gerekir, yoksa ciğer mundar
olur.
Afiyet olsun
