Midye

Önceki / Previous Geri Dön / Back Sonraki / Next

Midye

"Mosselen in de Pot", tam anlamı ile "Tencere'de Midye" demektir. Kuzey denizinin Belçika -Hollanda sınırı yakınlarında, daha çok Hollanda tarafında bulunan "Midye Çiftlikleri"nde özel yetiştirilen küçük midyelerden yapılır. Bildiğimiz kapaklı, çift kulplu, siyah, emaye tencerelerin içine kabukları temizlenmiş(fırçalanıp yıkanmış) midyeler değişik katkılarla birlikte konup pişirilerek hazırlanır. Katkısına göre sarımsaklı, beyaz şaraplı, tereyağlı, provensiyal, kuşkonmazlı, ıspanaklı gibi çeşitleri vardır.

Hem Hollandalılar, hem de Flamanlar bu yemeğin içinde "r" harfi bulunmayan aylarda yenmeyeceğini söylerler son derece havalı şekilde. Esası şudur: Flamanca'da da ay isimleri, ingilizcedeki ay isimlerine benzerler. Buna göre Mayıs, Haziran, Temmuz, ve Ağustos aylarında midye yenmez, veya yenemez, çünkü Midye çiftlikleri piyasaya Midye sürmez, çünkü bu dönem Midye'lerin yetiştirme dönemidir,diğer aylarda yenir. Eylül ayında Midye'nin piyasaya sürüleceği tarih çiftlik sahiplerince ortak olarak belirlenir, belirlenen tarih gazetelerin ilk sayfaları ve TV kanallarının haber programlarının önemli bir maddesi olarak yayınlanır. O gün geldiğinde, tahmin edeceğiniz gibi, midye'ye hücum. Midyenin her seneki tadı(performansı) aynı olduğu için heyecan piyasaya çıkıncaya kadardır, piyasaya çıktıktan sonra "Midye konusu" durulur. Halbuki "Haaring" konusu durulmaz. "Haaring", sardalya benzeri bir balıktır ve senenin ancak bir-iki ay gibi bir döneminde piyasaya sürülür. Üstelik şarap rekoltesi gibi, her sene performansı farklı olur. "Haaring"in piyasaya çıkacağı zaman, önce dedikodu şeklinde yayılır, daha sonra birara resmi bir ağız tarafından tarih ilan edilir (Bu yönü ile bu heyecan, ülkemizdeki çok sınırlı TV kanalı zamanında ulusça yaşadığımız "yılbaşı akşamı dansöz çıkacak mı, çıkacaksa kim çıkacak" heyacanına benzer). Heyecan "Haaring"in piyasaya çıkmasıyla dinmez, bu sefer "bu seneki Haaring geçen seneden iyiydi/kötüydü, şundan şöyleydi bundan böyleydi" konusuna döner ve Flamanların haftalar boyu bir numaralı gündem maddesi haline gelir. Türkiye gündemine aşina biri için bu anlattıklarım şaibeli gibi gelebilir ama Flaman penceresinden baktığınızda bu çok ciddi bir konudur. (..ve ayrıca gündemde başka ciddi konu da fazla sıklıkta oluşmaz).

"Mosselen in de Pot", her zaman tenceresi ile birlikte, yanında bolcana patates kızartması ile birlikte (ayrı tabak) servis edilir. Pişerken ağzı hafif açılmış olan midyeler elinize alacağınız bir midye kabuğu yarısı veya bir ince çatal ile yenir. Bir başka yöntem ise önce midyeleri kabuklarından çıkartıp çıkartıp tencerenin içine biriktirmek, en sonunda ise sulu karışımı kaşık ile yemektir. Bunu yaptığınızda tencerenin en dibini kafaya dikmek suretiyle "götürmek" vakayı adiyedendir, hatta normal yordam, hatta racon'dur. Bu sahne kendi "context"i içinde normal'dir. Diyelim Japonya'da da "Ramen"cide raconuna uygun ramen içecekseniz höpürdeterek içmeniz gerekir, ne kadar çok höpürdetirseniz o kadar doğru yaparsınız, ne kadar sessiz içerseniz o kadar tuhaf davranıyorsunuzdur, "Gaycin (=yabancı, el) işte, ne olacak" derler.

Önceki / Previous Geri Dön / Back Sonraki / Next